Hz Süleyman Mabedinin Sırrı Nedir? Esprili Bir Bakış
İzmir’de 25 yaşında, arkadaş ortamında sürekli espri yapan, ama içten içe her şeyi fazla düşünen biriyim. Hani bazen kafayı o kadar fazla çalıştırırsın ki, “Ya böyle olursa?” diye kendine sorar durursun. İşte tam o anlarda, Hz. Süleyman’ın Mabedi aklıma gelir. “Hz Süleyman Mabedinin sırrı nedir?” diye düşünmeye başladım, çünkü bir yanda klasik, ciddi ve derin anlamlar var, diğer yanda ise ben. Ve ben, İzmir’in sıcak havasında bir kafede oturup, kendi kafamda sırlar çözüyorum gibi hissediyorum. Gelin, biraz birlikte bu sırrı keşfe çıkalım ama tabii ki güldürerek!
Hz Süleyman Mabedinin Sırrı Nedir? Ciddi Ciddi Bir Soru
Evet, tamam. Mabet, tarihsel ve dini olarak çok önemli bir yer. Hz. Süleyman’ın mabedi, çok eski zamanlarda inşa edilmiş ve çeşitli sırlarla dolu bir yapı. Birçok efsane ve hikaye de etrafında şekillenmiş. “Süleyman’ın Mührü” gibi mistik semboller ve gizemli güçler… Ancak, ben biraz daha başka bir açıdan bakmaya başladım: Bu mabedinde gerçekten bir sır mı var? Eğer varsa, neymiş bu sır?
Bir gün bir arkadaşım şöyle demişti: “Hz. Süleyman’ın mabedi o kadar büyüktü ki, içine giren herkes kayboluyordu!” Ben de “Evet, kesinlikle!” dedim. Hani, bir kafede, yalnızca tuvalet bulamayan bizler, Süleyman’ın mabedinde kaybolmak ne demek, onu bir düşünün.
Mabedin Sırrı: Kaybolanlar, Bulunanlar ve Kayıp Eşyalar
Hadi biraz mizah yapalım. Düşünsene, Hz. Süleyman’ın Mabedi’nde dolaşıyorsun ama bir türlü çıkamıyorsun. Evet, tam olarak benim şu an kaybolduğum bir alışveriş merkezi gibi bir şey! Geçenlerde, bir AVM’ye gitmiştim, mağazalar arasındaki geçiş yollarını bir türlü bulamadım. Ne zaman bir yön tabelasına bakmaya gitsem, bir başka mağazanın içine düşüyordum. “Hadi ya! Bu mabet de böyle bir şey olmalı,” diye düşündüm.
Evet, mabedinde kaybolanlardan biri oluyorum, sonra da bir köşeye kıvrılıp kendi iç sesimle tartışıyorum: “Bu kadar gizemli bir yapı yapmanın ne gereği var? Beni başka bir yere mi yönlendiriyorsunuz, hani kaybolanların listesine mi eklediniz?” Kaybolanları, daha doğrusu kaybolmuş hissettiklerimizi bulmaya çalışırken, acaba orada bir arkeolog olsaydı, bana ne derdi?
Hz Süleyman Mabedinin Sırrı: Büyük Yüzük, Kayıp Anahtar ve İçsel Karmaşa
Daha sonra, “Ya gerçekten, bu mabedin sırrı ne olabilir?” diye düşündüm. Hani, süleymanın mühüründen falan bahsedilir ya, o mühür bir yere dokununca, dünyalar değişiyor gibi! Ancak günümüz İzmir’inde, büyük bir anahtar olsa da, ben en çok kaybolduğum tek bir yerle ilgileniyorum: Sokaktaki o kaybolan şemsiye. Her zaman olduğu gibi, evden çıkarken şemsiye alıp, bir şekilde kaybediyorum. Hiç bir zaman doğru şemsiyeyi bulamıyorum. Birçok insanın da “kaybolan” bir şeyin sırrı, o kaybolmuş şemsiye gibi, hayatın gizemli yönleri olabilir.
Neyse, Hz Süleyman’ın mabedinin sırrına gelince, belki de bu sadece her şeyi bulma arzusunun ve kaybolma korkusunun bir sembolüdür. Süleyman’ın mühürlü yüzüğü veya mabedi, kaybolmuş bir eşyayı geri almak gibi düşündüğümüzde, bir nevi arayışın, her zaman kaybolmanın ve sonunda kaybolan bir şeyin geri bulunmasının simgesidir. Belki de sır, çok derin değildir, sadece insanın varlık mücadelesinin izlediği yolculuktur.
Hz Süleyman’ın Mabedi: Aşk, Çeşitli Efsaneler ve Tanrı’yla Karışmış Bir Kahve
Bir gün arkadaşım “Abi, gerçekten hiçbir şeyin sırrını çözemiyoruz!” demişti. “Ya, o yüzden bir kahve içiyoruz zaten,” diye cevapladım. “Belki de Hz. Süleyman bu mabedi, sırf insanlara düşünmeye başlamalarını sağlamak için inşa etti,” dedim. “Yani düşün, her şeyin çözümü bir kahve sohbetinde değil mi zaten?” Kahve içmek, derin düşünceler, eski metinlere kafa yormak ve bulmaca çözmek… Evet, belki de mabedin sırrı sadece içsel yolculuğa çıkmaktır.
Ve bir gün, “Aha, tamam! Buldum!” dediğimde, mabedeki sır, aslında neyin kaybolduğunu anlamaktan çok, o kaybolmuş şeyi nasıl bulacağımızla ilgilidir. Bu sır, belki de içsel bir keşif sürecini ifade eder. Sonuçta, kahveyle olan ilişkimiz de buna benziyor; hepimiz kayboluyoruz, sonra bir yudum içerek buluyoruz.
Sonuç: Mabedin Sırrı: Komik ve Derin
Sonuç olarak, Hz. Süleyman’ın Mabedi’nin sırrı nedir? Belki de gerçek sır, hayatın karmaşasında kaybolmamıza izin veren ama sonunda çözüm sunan bir şeydir. Hadi itiraf edelim, hepimiz hayatın karmaşasında kayboluyoruz; o kaybolan şey, belki de bulmaya çalıştığımız her şeyin ta kendisi. Hz Süleyman’ın Mabedi, bir nevi hayatın bizlere sunduğu kaybolma ve bulma oyununu simgeliyor.
Ve tabii ki, bu yazının sonunda şu soruyu sordum: “Ya ben gerçekten kaybolmuşken, mabet bu kadar derin bir sır barındırıyorsa, o zaman neden hala kayboluyorum?” Hala cevap bulamadım ama eğlendim. Neyse, İzmir’de başka bir kaybolan şemsiye bulursam, belki bir gün tüm sırrı çözerim!